Erciyes Dağının eteklerinde yaşayan Ercişler Kabilesi Beyinin Kızı Ciş Hatun çok güzel bir genç kızdır. Günlerden bir gün dağın eteklerine çok uzak diyarlardan bir delikanlı gelir.

Ciş Hatunu görür ve görür görmez ona aşık olur. Babasından istemeye karar verir.

Kökleri olan Horasan Uluları Alp’ler ile Beyden kızı isterler.

Bey delikanlının mertliğini dürüstlüğünü beğenir. Ancak bir şartı vardır onu yerine getirirse kızını vereceğini söyler.

Bulundukları dağın zirvesinde yaşayan ve ateş üfleyen bir ejderha vardır. Bunu öldürmesi yok etmesi kaydıyla kızını verebileceğini söyler.

Bu arada Ciş Hatunun da yüreğine aşk ateşi düşmüştür.

Delikanlı Ciş Hatunu almak için getirdiği hediyeleri bir sandık ile konağa takdim eder ve bu şartı kabul ettiğini bildirir.

Ancak Ciş Hatun oraya çıkanın geri gelmediğini alev üfleyen Dağ tarafından yakıldığını bilmektedir.

 ‘Delikanlıya “Sakın zirveye çıkma, çıkarsan o ateşte yanarsın” diye yalvarır. Ancak delikanlı dinlemez her şeyi göze alarak Ciş Hatunla evlenmeyi böylece hak edeceğini söyler ve yola koyulur.

 Ardından da Çiş Hatun Eryiğitin getirdiği Sandukayı içindeki hediyeleri ve ayakkabıları alarak onun peşine düşer.

Bu günkü Yanık Dağ denilen yerde onu yakalar ve tekrar yalvarır, ancak razı edemez.